Kelebeğin Umudu (10.Bölüm)

10. Umudum sensin
Zehra
"Baba bizzz..."-diye Umut araya girip elimi tuttu.
"Ayrılıyoruz derken biz ayrı eve çıkmaya karar verdik baba.
Zehra yanlış anlattı. Yoksa ben
Zehra yı çok seviyorum ayrılmak söz konusu bile olamaz."
Suratımda sahte bi gülüşle Umut a bakıyordum.
"Zehra kızım yüreğime inecekti. Düzgün anlatsana!!"
Ben Umut a saf saf bakarken babamda beni azarlıyordu.
"Düzgün anlatsana kızım kalbime inecekti."
Umut ellerimi bırakıp babama cevap verdi.
"Mutluluktan anlatamadı heralde babacığım."
Babacığım mı? Mutluluktan mı? Bu adam kafayı yedi sanırım.
"Umut ne diyosun?"
Sessizce dudaklarımı kıpırdatmadan söylemiştim.
"Ne dedin kızım? Duyamadım."
"Hıı şey yok baba artık geç oldu kalkalım diyordum."
"Saat geç oldu kızım bu gece burada kalın."
"Ne burada mı?"
"Bakın babacım Zehra nasıl mutlu oldu.."
Şuan bu adamı parçalamamak için kendimi zor tutuyordum.
"Hadi kızım size hayırlı geceler ben artık gideyim."
Kardeşim Emre de kalkıp gidince annem ve Umut kalmıştık.
"Hadi kızım odanıza geçin.
İsterseniz yer yatağı yapayım senin yatak biraz küçük."
"Ne gerek var annecim siz zahmet etmeyin."
Annemin arkası dönükken dirseğimi Umut un karnına vurmuştum.
"Ahhhh..."
"Ne oldu oğlum."
Umut a ölümcül bakışlar atmıştım. Hele bi söylesin...
"Bir şey yok anne parmağımı çarpttım."
Annemde odasına gidince benim odama geçmiştik.
"Ya zen kafayı mı yedin. Ne saçmalıyorsun??"
"Zehra sus bak sizinkiler duyacak."
Annemler yan odada olmasa ben yapacağımı bilirdim.
"Kızım Umut a pijama getirdim."
Annem kapıya tıklatmıştı.
"Anne sağol iyi geceler.."
"İyi geceler yavrum."
Pijamayı Umut a uzatmıştı. Eli gömleğine gitti.
"Ne yapıyorsun ya sapık mısın? Ben çıkayım öyle giy."
Gözlerimi yumup odadan çıktım. Mutfağa gittim.
"Kızım neden uyumuyorsun?"
"Ahh anne korkuttun beni su içmek için geldim."
"İyi kızım hadi suyunu içte git dinlen."
"Tamam anne."
Suyu alıp odaya geçtim. Gözüm kapalı odaya girmiştim.
"Umut giydin mi?"
Hiç ses vermeyince gözlerimi açtım.
Yatağıma yatmış yastığıma da sarılmış uyuyordu.
"Ya sen benim çıldırtmak mı istiyorsun kalk yatağımdan."
Gözlerini hafif araladı.
"Benim çok uykum var başka nerde yatabilirim."
"Kalk yer yatağı yapıcaz sana."
Zorla kaldırmıştım. Sessizce yatak getirmiştik.
"Tamam şimdi sen yerde yatacaksın ben yatağımda."
"Tamam ama bi ricam var. Senin yastığında ben yatıcam."
Biraz düşündükten sonra yastığımı ona vermiştik.
Tekrar yastığa sarılıp arkasını dönmüştü.
Yatağıma uzanmadan şalımı açıp tülbentimi örtmüştüm.
Saçlarımı görmesin diye sıkıca bağlamıştım.
"İyi geceler Zehra."
"Sen uyumadın mı ya. Bak arkanı bile dönmeyeceksin."
"Tamam tamam dönmem."
Umut
Deli kız işte.. Ne kadar uğraşsan da bu evlilikten vazgeçmeyecektim.
Yastığına sımsıkı sarılıp kokusunu içime çektim.
Sanki bahar çiçekleri gibi kokuyordu.
Gözlerimi açtığımda ezan okunuyordu. Abdest almak için odadan çıktım.
"Hayırlı sabahlar oğlum hayırdır abdest mi alıyorsun?"
Namaza başladığımı kimse bilmiyordu.
Ama Zehra nın babasına yakalanmıştım.
"Evet baba."
"Aferin oğlum açıkcası bu kadar değişeceğini düşünmemiştim."
Mahcup olup yüzüne bakamadım. Banyodan çıkıp salona geçtim.
Peşimden de Emre ve Zehra nın babası geldi.
Birlikte cemaat olup namaza durduk. Namaz bitince seccademi topladım.
Namaza başladıktan sonra artık hayatıma huzur gelmişti.
Kararmış kalbim aydınlanmaya başlamıştı.
Demek gerçek huzur ibadetlerdeymiş. Bide Kuran ı Kerim i öğrenirsem tam olacaktı.
Arkama dönünce Zehra ile göz göze geldim.
Gözlerini kaçırıp başka yöne baktı.
"Allah kabul etsin babacım."
"Sağol kızım. Gel bakalım seni alnından öpücem."
Zehra
Babama yaklaştım alnıma sıcacık bi öpücük kondurdu.
"Aferin kızım eşin sayende namaza başlamış."
"Evet babacım öyle oldu."
Odaya geçerken Umut ta arkamdan geliyordu.
"Konuşabilir miyiz?"
"Konuşalım Umut."
"Bana neden güven miyorsun?"
"Çünkü bana yaptıklarını unutamıyorum."
"Onlar geride kaldı Zehra. Bana bi fırsat versen kendimi affettirsem sana."
"Ben sana o fırsatı verdiğimde Seda ya gittin.
Ameliyattan çıkınca bir kere bile yanıma gelmedin."
"Senden uzak kalırsam kafa karışıklığım geçer dedim."
"Ha yani beni kafa karışıklığı olarak mı gördün."
"Yok Zehra o düşünce tamamen saçmalıktı.
Ben seni sevdiğimi kabullenmek istemedim ama bi hataydı."
Daha fazla dinlememek için odadan çıkmak istedim fakat fırsat vermedi.
"Beni dinlemek zorundasın. Hemen kaçıyorsun."
"Hayır da ne gibi bi zorunluluğum varmış."
"Ben senin kocanım."
"Umut biz gerçekten evli değiliz. Bak kısa zamanda boşanmak istiyorum ben."
"Ya sen neden bu kaar katısın bana karşı hiç bir şey hissetmiyor musun?"
Sustum cevap veremedim.
Amerikadan dönmeden önce...
Fatma abla yanıma gelip seni görmek isteyen birisi var demişti.
Ardından odaya Seda girmişti. O süslü kız darmadağınık haldeydi.
"Senin ne işin var burda?"
"Zehra rica ediyorum biraz konuşmama müsaade et."
"Tamam dinliyorum."
"Bak ben Umut u çok seviyorum. Yıllardır ondan vazgeçmedim.
O kadar çok seviyorum ki defalarca hayatında başka kadın oldu
ama ben hep onu bekledim. Şimdide senin için terk etti.
Ama biliyorumki bana geri dönecek. Ne olur ondan ayrıl benim hayallerimi çalma."
Derken elini karnına götürmüştü.
"Sen onu sevmiyorsun değil mi Zehra??"
"Şeeyyy tabiki sevmiyorum."
"O zaman çık hayatımızdan. Buraya geldiğimi Umut bilmesin.
Şimdilik gidiyorum."
"Ayrılmamız için bize biraz zaman ver. Annesi çok hasta."
"Tamam Zehra ama fazla uzatma yoksa bu kadar iyi niyetli olmam."
Deyip çıkıp gitmişti.
Şimdiki zaman...
"Zehra sana bi soru sordum. Beni hiç mi sevmiyorsun!!!"
Ellerini ellerimden çekip gözlerimi kaçırdım.
"Sevmiyorum seni."
Ağlamamak için kendimi zor tutuyordum.
Ama gözyaşım bana inat akmıştı.
Sağ yanağımda ki tek damla yaş yanaklarımdan süzülürken
Umut parmağının ucuyla gözyaşımı silmişti...
Umut
"Tamam Zehra anneme söyleyene kadar fırsat ver.
Zaten annem onun istediğim gibi bi evlat olduğumu öğrenince ayrılacağımıza daha az üzülür."
Ağlarken başını sallayabilmişti.
Madem sevmiyorsun neden ağlıyorsun gül kokulum.
İnan senden vazgeçmiycem beni affedene kadar sabırla bekliycem..
Yer yatağına uzanıp yastıktaki kokusunu tekrar içime çektim.
Zehra
Seviyorken sevmiyorum demek ne zormuş.
Ama Seda ya verdiğim bi söz vardı.
Sabah uyandığımda Umut yerinde yoktu.
Onu göremeyince telaşlanmıştım.
Elbisemi giyip annemin yanına gittim.
"Anne Umut nerde?"
Annem mutfakta kahvaltı hazırlıyordu.
"Ekmek almaya gitti kızım gelir şimdi?"
"Umut mu?"
Annem tebessümle yüzüme bakmıştı.
"Ne kadar değiştiğine sende inanamıyorsun değil mi?
Seni sevdiği için bu kadar çabalıyor."
Cevap verememiştim. Bilmediğin çok şey var annem.
Zil çalınca açmaya gitmiştim. Umut elinde ekmekle içeriye girdi.
Ekmeklerden birinin ucunu yiyerek gelmişti.
Ekmeği alınca küçük çocuk gibi masumca yüzüme baktı.
"Acıktım gelirken dayanamadım."
Bende çocukken koşarak giderdim bakkala.
Aldığım sıcacık ekmeğin ucundan kopararak yerdim
"Önemli değil oğlum küçükken Zehra da ekmeğin ucunu yiyerek gelirdi."
"Anne yaaa.."
Mahcup olmuştum. Acaba şuan içinden ne geçiriyordu
diye düşünmekten de kendimi alıkoyamamıştım.
"Zehra saat 3 te hastaneye gidicez."
"Tamam olur."
Ailecek güzel bi kahvaltı yapmıştık. Babam Umut u da alıp camiiye gitmişti.
Ana kız başbaşa kalınca annem beni sıkıştırmaya başlamıştı.
"Kızım maşallah Umut peşinde dolanıyor ama sen ona karşı çok soğuksun."
"Yok annem sana öyle gelmiştir."
"Yok yok ben anlarım aranızda bi problem mi var."
"Hayır dedim ya anne."
Annem sıkıştırdıkça ben kızarıp bozarıyordum.
"Bak kızım çok naz aşık usandırır der büyükler.
Sonra pişman olursunda iş işten geçer."
Gerçekten Umut benden vazgeçer miydi?
Umut
Camiiden geldikten sonra hazırlanıp Zehra nın ailesiyle vedalaştık.
Hastaneye geçmiştik.
Zehra içeride fizik tedavi görürken bende onu kapının önünde bekliyordum.
Hemşire beni içeri çağırıyordu.
"Umut bey Zehra hanım yanında olmanızı istiyor."
Merakla içeri girdiğimde Zehra tutunmadan yürümeye çalışıyordu.
Ama adım atamadan korkuluktan tutunuyordu.
"Zehra bugün kelebek olup uçma zamanın..
Artık kozanda beklemekten sıkıldı. Umutların için kanat çırpma zamanın geldi."
Ellerimi açıp Zehra ya uzattım. Kendini toparladı adım atmaya başladı.
Yavaş ve emin adımlarla bana geliyordu.
Gözlerinde o küçücük ışık dünyalara bedeldi.
Bana kadar geldi son anda sendeleyince ona sarıldım.
"Umut ne yapıyorsun?"
"Beni affettin mi şimdi?"
"Umut."
Deyip korkuluktan tutundu.
"Lütfen Zehra.."
"Seni affettim. Benim gerçek umudum sensin."
Diyince sımsıkı boynuma sarıldı.
Hastaneden çıktıktan sonra yemek yemeye götürmüştüm.
Zehra
Duygularıma yenik düşmüştüm.
Umut a olan hislerimi içime bastırmaya çalıştıkça ortaya çıkıyordu.
Yemek yemeye gitmek istemişti. Bende zaten çok acıkmıştım.
"Benim istediğim yere gidelim mi?"
"Olur Zehra sen nasıl istersen?"
"Ekmek arası köfte yapan bi yer var oraya gidelim.
Eminim çok beğeneceksin."
"Sen yanımdaysan bana her şey güzel."
Oturaklara oturup ekmek arası köftemizin gelmesini bekliyorduk.
"Zehra seni bi kaç günlüğüne buralardan alsam götürsem."
"Gerçekten mi nereye mesela?"
"Meselaaa. Peri bacaları olur mu?"
Bu adam satır satır içimi okuyordu sanki.
Çocukluğumdan beri oraya gitmeyi hayal etmiştim.
"Biliyor musun çocukken hep oraya gitmek istemişimdir."
"Ya ne güzel hayallerinde gerçekleşir."
"Umut senin çok güzel bi kalbin var."
Bu sırada yemeklerimiz gelmişti. Her zamanki gibi iştahlı yemiştim.
Yemeğimiz bitince eve geçmiştik.
Ama o kızı görene kadar ayaklarım yere basmıyordu.
"Seda senin ne işin var burada?"-Umut öfkeyle Sedaya bağırmıştı.
Seda:"Gerçekleri herkese söylemeye geldim."
Muellif Buket Emlik
Zehra
"Baba bizzz..."-diye Umut araya girip elimi tuttu.
"Ayrılıyoruz derken biz ayrı eve çıkmaya karar verdik baba.
Zehra yanlış anlattı. Yoksa ben
Zehra yı çok seviyorum ayrılmak söz konusu bile olamaz."
Suratımda sahte bi gülüşle Umut a bakıyordum.
"Zehra kızım yüreğime inecekti. Düzgün anlatsana!!"
Ben Umut a saf saf bakarken babamda beni azarlıyordu.
"Düzgün anlatsana kızım kalbime inecekti."
Umut ellerimi bırakıp babama cevap verdi.
"Mutluluktan anlatamadı heralde babacığım."
Babacığım mı? Mutluluktan mı? Bu adam kafayı yedi sanırım.
"Umut ne diyosun?"
Sessizce dudaklarımı kıpırdatmadan söylemiştim.
"Ne dedin kızım? Duyamadım."
"Hıı şey yok baba artık geç oldu kalkalım diyordum."
"Saat geç oldu kızım bu gece burada kalın."
"Ne burada mı?"
"Bakın babacım Zehra nasıl mutlu oldu.."
Şuan bu adamı parçalamamak için kendimi zor tutuyordum.
"Hadi kızım size hayırlı geceler ben artık gideyim."
Kardeşim Emre de kalkıp gidince annem ve Umut kalmıştık.
"Hadi kızım odanıza geçin.
İsterseniz yer yatağı yapayım senin yatak biraz küçük."
"Ne gerek var annecim siz zahmet etmeyin."
Annemin arkası dönükken dirseğimi Umut un karnına vurmuştum.
"Ahhhh..."
"Ne oldu oğlum."
Umut a ölümcül bakışlar atmıştım. Hele bi söylesin...
"Bir şey yok anne parmağımı çarpttım."
Annemde odasına gidince benim odama geçmiştik.
"Ya zen kafayı mı yedin. Ne saçmalıyorsun??"
"Zehra sus bak sizinkiler duyacak."
Annemler yan odada olmasa ben yapacağımı bilirdim.
"Kızım Umut a pijama getirdim."
Annem kapıya tıklatmıştı.
"Anne sağol iyi geceler.."
"İyi geceler yavrum."
Pijamayı Umut a uzatmıştı. Eli gömleğine gitti.
"Ne yapıyorsun ya sapık mısın? Ben çıkayım öyle giy."
Gözlerimi yumup odadan çıktım. Mutfağa gittim.
"Kızım neden uyumuyorsun?"
"Ahh anne korkuttun beni su içmek için geldim."
"İyi kızım hadi suyunu içte git dinlen."
"Tamam anne."
Suyu alıp odaya geçtim. Gözüm kapalı odaya girmiştim.
"Umut giydin mi?"
Hiç ses vermeyince gözlerimi açtım.
Yatağıma yatmış yastığıma da sarılmış uyuyordu.
"Ya sen benim çıldırtmak mı istiyorsun kalk yatağımdan."
Gözlerini hafif araladı.
"Benim çok uykum var başka nerde yatabilirim."
"Kalk yer yatağı yapıcaz sana."
Zorla kaldırmıştım. Sessizce yatak getirmiştik.
"Tamam şimdi sen yerde yatacaksın ben yatağımda."
"Tamam ama bi ricam var. Senin yastığında ben yatıcam."
Biraz düşündükten sonra yastığımı ona vermiştik.
Tekrar yastığa sarılıp arkasını dönmüştü.
Yatağıma uzanmadan şalımı açıp tülbentimi örtmüştüm.
Saçlarımı görmesin diye sıkıca bağlamıştım.
"İyi geceler Zehra."
"Sen uyumadın mı ya. Bak arkanı bile dönmeyeceksin."
"Tamam tamam dönmem."
Umut
Deli kız işte.. Ne kadar uğraşsan da bu evlilikten vazgeçmeyecektim.
Yastığına sımsıkı sarılıp kokusunu içime çektim.
Sanki bahar çiçekleri gibi kokuyordu.
Gözlerimi açtığımda ezan okunuyordu. Abdest almak için odadan çıktım.
"Hayırlı sabahlar oğlum hayırdır abdest mi alıyorsun?"
Namaza başladığımı kimse bilmiyordu.
Ama Zehra nın babasına yakalanmıştım.
"Evet baba."
"Aferin oğlum açıkcası bu kadar değişeceğini düşünmemiştim."
Mahcup olup yüzüne bakamadım. Banyodan çıkıp salona geçtim.
Peşimden de Emre ve Zehra nın babası geldi.
Birlikte cemaat olup namaza durduk. Namaz bitince seccademi topladım.
Namaza başladıktan sonra artık hayatıma huzur gelmişti.
Kararmış kalbim aydınlanmaya başlamıştı.
Demek gerçek huzur ibadetlerdeymiş. Bide Kuran ı Kerim i öğrenirsem tam olacaktı.
Arkama dönünce Zehra ile göz göze geldim.
Gözlerini kaçırıp başka yöne baktı.
"Allah kabul etsin babacım."
"Sağol kızım. Gel bakalım seni alnından öpücem."
Zehra
Babama yaklaştım alnıma sıcacık bi öpücük kondurdu.
"Aferin kızım eşin sayende namaza başlamış."
"Evet babacım öyle oldu."
Odaya geçerken Umut ta arkamdan geliyordu.
"Konuşabilir miyiz?"
"Konuşalım Umut."
"Bana neden güven miyorsun?"
"Çünkü bana yaptıklarını unutamıyorum."
"Onlar geride kaldı Zehra. Bana bi fırsat versen kendimi affettirsem sana."
"Ben sana o fırsatı verdiğimde Seda ya gittin.
Ameliyattan çıkınca bir kere bile yanıma gelmedin."
"Senden uzak kalırsam kafa karışıklığım geçer dedim."
"Ha yani beni kafa karışıklığı olarak mı gördün."
"Yok Zehra o düşünce tamamen saçmalıktı.
Ben seni sevdiğimi kabullenmek istemedim ama bi hataydı."
Daha fazla dinlememek için odadan çıkmak istedim fakat fırsat vermedi.
"Beni dinlemek zorundasın. Hemen kaçıyorsun."
"Hayır da ne gibi bi zorunluluğum varmış."
"Ben senin kocanım."
"Umut biz gerçekten evli değiliz. Bak kısa zamanda boşanmak istiyorum ben."
"Ya sen neden bu kaar katısın bana karşı hiç bir şey hissetmiyor musun?"
Sustum cevap veremedim.
Amerikadan dönmeden önce...
Fatma abla yanıma gelip seni görmek isteyen birisi var demişti.
Ardından odaya Seda girmişti. O süslü kız darmadağınık haldeydi.
"Senin ne işin var burda?"
"Zehra rica ediyorum biraz konuşmama müsaade et."
"Tamam dinliyorum."
"Bak ben Umut u çok seviyorum. Yıllardır ondan vazgeçmedim.
O kadar çok seviyorum ki defalarca hayatında başka kadın oldu
ama ben hep onu bekledim. Şimdide senin için terk etti.
Ama biliyorumki bana geri dönecek. Ne olur ondan ayrıl benim hayallerimi çalma."
Derken elini karnına götürmüştü.
"Sen onu sevmiyorsun değil mi Zehra??"
"Şeeyyy tabiki sevmiyorum."
"O zaman çık hayatımızdan. Buraya geldiğimi Umut bilmesin.
Şimdilik gidiyorum."
"Ayrılmamız için bize biraz zaman ver. Annesi çok hasta."
"Tamam Zehra ama fazla uzatma yoksa bu kadar iyi niyetli olmam."
Deyip çıkıp gitmişti.
Şimdiki zaman...
"Zehra sana bi soru sordum. Beni hiç mi sevmiyorsun!!!"
Ellerini ellerimden çekip gözlerimi kaçırdım.
"Sevmiyorum seni."
Ağlamamak için kendimi zor tutuyordum.
Ama gözyaşım bana inat akmıştı.
Sağ yanağımda ki tek damla yaş yanaklarımdan süzülürken
Umut parmağının ucuyla gözyaşımı silmişti...
Umut
"Tamam Zehra anneme söyleyene kadar fırsat ver.
Zaten annem onun istediğim gibi bi evlat olduğumu öğrenince ayrılacağımıza daha az üzülür."
Ağlarken başını sallayabilmişti.
Madem sevmiyorsun neden ağlıyorsun gül kokulum.
İnan senden vazgeçmiycem beni affedene kadar sabırla bekliycem..
Yer yatağına uzanıp yastıktaki kokusunu tekrar içime çektim.
Zehra
Seviyorken sevmiyorum demek ne zormuş.
Ama Seda ya verdiğim bi söz vardı.
Sabah uyandığımda Umut yerinde yoktu.
Onu göremeyince telaşlanmıştım.
Elbisemi giyip annemin yanına gittim.
"Anne Umut nerde?"
Annem mutfakta kahvaltı hazırlıyordu.
"Ekmek almaya gitti kızım gelir şimdi?"
"Umut mu?"
Annem tebessümle yüzüme bakmıştı.
"Ne kadar değiştiğine sende inanamıyorsun değil mi?
Seni sevdiği için bu kadar çabalıyor."
Cevap verememiştim. Bilmediğin çok şey var annem.
Zil çalınca açmaya gitmiştim. Umut elinde ekmekle içeriye girdi.
Ekmeklerden birinin ucunu yiyerek gelmişti.
Ekmeği alınca küçük çocuk gibi masumca yüzüme baktı.
"Acıktım gelirken dayanamadım."
Bende çocukken koşarak giderdim bakkala.
Aldığım sıcacık ekmeğin ucundan kopararak yerdim
"Önemli değil oğlum küçükken Zehra da ekmeğin ucunu yiyerek gelirdi."
"Anne yaaa.."
Mahcup olmuştum. Acaba şuan içinden ne geçiriyordu
diye düşünmekten de kendimi alıkoyamamıştım.
"Zehra saat 3 te hastaneye gidicez."
"Tamam olur."
Ailecek güzel bi kahvaltı yapmıştık. Babam Umut u da alıp camiiye gitmişti.
Ana kız başbaşa kalınca annem beni sıkıştırmaya başlamıştı.
"Kızım maşallah Umut peşinde dolanıyor ama sen ona karşı çok soğuksun."
"Yok annem sana öyle gelmiştir."
"Yok yok ben anlarım aranızda bi problem mi var."
"Hayır dedim ya anne."
Annem sıkıştırdıkça ben kızarıp bozarıyordum.
"Bak kızım çok naz aşık usandırır der büyükler.
Sonra pişman olursunda iş işten geçer."
Gerçekten Umut benden vazgeçer miydi?
Umut
Camiiden geldikten sonra hazırlanıp Zehra nın ailesiyle vedalaştık.
Hastaneye geçmiştik.
Zehra içeride fizik tedavi görürken bende onu kapının önünde bekliyordum.
Hemşire beni içeri çağırıyordu.
"Umut bey Zehra hanım yanında olmanızı istiyor."
Merakla içeri girdiğimde Zehra tutunmadan yürümeye çalışıyordu.
Ama adım atamadan korkuluktan tutunuyordu.
"Zehra bugün kelebek olup uçma zamanın..
Artık kozanda beklemekten sıkıldı. Umutların için kanat çırpma zamanın geldi."
Ellerimi açıp Zehra ya uzattım. Kendini toparladı adım atmaya başladı.
Yavaş ve emin adımlarla bana geliyordu.
Gözlerinde o küçücük ışık dünyalara bedeldi.
Bana kadar geldi son anda sendeleyince ona sarıldım.
"Umut ne yapıyorsun?"
"Beni affettin mi şimdi?"
"Umut."
Deyip korkuluktan tutundu.
"Lütfen Zehra.."
"Seni affettim. Benim gerçek umudum sensin."
Diyince sımsıkı boynuma sarıldı.
Hastaneden çıktıktan sonra yemek yemeye götürmüştüm.
Zehra
Duygularıma yenik düşmüştüm.
Umut a olan hislerimi içime bastırmaya çalıştıkça ortaya çıkıyordu.
Yemek yemeye gitmek istemişti. Bende zaten çok acıkmıştım.
"Benim istediğim yere gidelim mi?"
"Olur Zehra sen nasıl istersen?"
"Ekmek arası köfte yapan bi yer var oraya gidelim.
Eminim çok beğeneceksin."
"Sen yanımdaysan bana her şey güzel."
Oturaklara oturup ekmek arası köftemizin gelmesini bekliyorduk.
"Zehra seni bi kaç günlüğüne buralardan alsam götürsem."
"Gerçekten mi nereye mesela?"
"Meselaaa. Peri bacaları olur mu?"
Bu adam satır satır içimi okuyordu sanki.
Çocukluğumdan beri oraya gitmeyi hayal etmiştim.
"Biliyor musun çocukken hep oraya gitmek istemişimdir."
"Ya ne güzel hayallerinde gerçekleşir."
"Umut senin çok güzel bi kalbin var."
Bu sırada yemeklerimiz gelmişti. Her zamanki gibi iştahlı yemiştim.
Yemeğimiz bitince eve geçmiştik.
Ama o kızı görene kadar ayaklarım yere basmıyordu.
"Seda senin ne işin var burada?"-Umut öfkeyle Sedaya bağırmıştı.
Seda:"Gerçekleri herkese söylemeye geldim."
Muellif Buket Emlik






