Kelebeğin Umudu (12.Bölüm)

Kelebeğin Umudu (12.Bölüm)

12. Aslı Umut seni seviyor
Umut
Uyandığımda Zehra yanımda yoktu.
"Gittin mi yoksa Zehra!"
Panikle odadan çıktım. Evin içinde Zehra'yı arıyordum.
Mutfağa girince kahvaltı hazırlarken buldum onu.
"Burdasın Zehra."
Diyerek kollarımın arasına aldım.
"Niye böyle korktun ki burdayım."
"Zehra sen sakın gitme olur mu? Beni bırakma hiç.."
"Gitmem Umut merak etme. Sen yüzünü yıka hadi, kahvaltı hazır."
İçimden bir ohhh çekip yüzümü yıkamaya gittim.
Aslında hep bu evde yaşasak ne güzel olurdu.
"Umut hadi bekliyorum.."
"Geldim karıcığım."
Yüzünün kızardığını farkedince tebessüm ettim.
"Zehra eğer hoşuna gitmediyse bir daha söylemem."
"Aslında öyle değilde ben alışamadım. Sen çok değiştin.
Biliyorsun biz birbirimizden nefret ediyorduk."
"Peki şimdi nefret ediyor musun??"
"Yok nefret etmiyorum."
"O zaman benim seni sevdiğime inanıyor musun?"
"Evet."
Bakışlarını kaçırarak söylemişti.
Daha fazla utandırmadan kahvaltıya devam ettim.
"Umut bugün gidermiyiz eve?"
Hiç gitmek istemiyordum. Aslı, Zehra'ya nasıl davranacak bilmiyordum.
"Aslında gitmesek mi?"
"Olmaz Buğra geldi yanına gidemedik. Hem Emine annemi de özledim."
"Peki öyle olsun gideriz. Ama yakında bu eve taşınma fikrini babama açmayı düşünüyorum. Tabi sende istersen."
"Ben bu evi çok sevdim. Eğer mutlu olacaksak tabi ki isterim."
"Bundan sonra hep mutlu olacağız."
Sonra ben hazırlanmaya odaya gittim.
Zehra'yı o evden uzak tutmanın bir yolunu bulmalıydım.
"Umut ben hazırım çıkabiliriz."
Ah Zehra bir anlatabilsem.. İçimdekileri sana bir dökebilsem..
Eve gelince Zehra heyecanla içeriye girdi.
Bizimkiler salonda oturuyordu. Buğra Zehra'yı görünce ayağa kalktı.
"Zehra yürüyorsun sen, çok sevindim."
Buğra'nın ona nasıl baktığını anlayabiliyordum.
Ve buna tahammül edemiyordum.
Zehra'ya yaklaşıp belinden kavradım. Sıkıca sarıldım elini tuttum.
"Canım karım azimli çıktı."
Aslı hiç yerinden kıpırdamamıştı. Zehra'ya iğrenerek bakıyordu.
"Buğra bu kız kim, beni tanıştırmadınız."
Aslı ayağa kalkıp Zehra'ya yaklaştı.
"Canım ben Umut un..."
"Bu Aslı benim kuzenim."
Bir an Aslı söyleyecek diye korkmuştum.
"Evet canım kuzeniyim."
Zehra sarılmak istedi ama Aslı geri çekildi.
"Umut sen bu kızı yanına nasıl yakıştırdın."
Aslı zafer kazanmış gibi Zehra'nın gözlerinin içine bakıyordu.
O ara teyzem ayağa kalkıp,
"Düzgün konuş Aslı o Umut'un eşi. Çık odana çabuk."dedi.
Zehra çok bozulmuştu ama belli etmemeye çalışıyordu.
Koluna girip odaya çıkardım.
"Zehra Aslı biraz farklı bir kız sen onun dediklerini kafana takma olur mu?"
"Umut ben anlamadım neden böyle bir şey dedi ki."
Kendini tutamayıp ağlamıştı. Dizlerimin üzerine çöküp gözündeki yaşı sildim.
"Ağlama Zehra lütfen. İstersen gidebiliriz."
"Yok olmaz Umut biraz dinleneyim aşağıya gelirim. Sen beni yalnız bırak."
Zehra
Aslı nın bana neden böyle davrandığına bir türlü anlam veremiyordum. Beni Umut a yakıştırmamıştı.
Yataktan çıkıp aynada kendime baktım.
Yoksa gerçekten onun yanına yakışmıyor muydum? Acaba çirkin mi demek istedi?
"Ahh Zehra ne yapıyorsun ayna karşısında hadi toparlan aşağıya in."
Salonda herkes koyu bi muhabbet içindeydi.
Aslı Umut un yanında oturuyordu. Geldiğimi bile farketmemişlerdi.
Buğra hemen ayağa kalkıp yanıma gelmişti.
"Ee Zehra nasılsın hiç konuşamadık."
"İyiyim şükür gördüğün gibi.."
Bir gözüm Umuttaydı. Neden bilmiyorum ama
Aslı yla konuşurken görünce bi garip hissetmiştim.
"Umut la nasılsınız peki?"
"Daha iyiyiz şükür çok değişti Umut."
"İnşallah öyledir pek sanmıyorum ama"
Yine inanmamıştı Umut a. Birbirlerini sevmediklerine artık emindim.
Ama neden?
"Zehra kızım ayakta kaldın gel hadi otur."
Ali Baba seslenince Umut bey sonunda beni farketmişti.
Hemen Aslı nın yanından kalkıp yanıma oturmuştu.
Fatma abla yemeğin hazır olduğunu söyleyince
hep birlikte masaya geçtik.
Yemek yiyecek iştahım yoktu. Masada boş boş bakınıyordum.
"Zehracım alışık değilsin sanırım bu tür yemeklere.."
Aslı yine bana laf söylemişti. İçimden Ya Sabırrr dedim.
"Aslı artık ileri gidiyorsun!"
Umut çok sert çıkınca Aslı masadan kalkıp gitti.
Buğra dan peşinden kalkıp gitmişti.
"Özür dilerim."
Deyip masadan kalktım. Aslı odasında bağırıyordu.
"O kıza tahammül edemiyorum abi."
"Zehra nın ne suçu var Aslı."
Daha fazla dinlemem ayıp olurdu. Odama geçip kapıyı kapattım.
Az sonra Umut gelmişti.
"Zehra iyi misin?"
"Umut Aslı beni neden sevmiyor?"
"Bilmiyorum Zehra. Hadi uyu ve dinlen bugün çok yoruldun."
"Evet en iyisi uyumak sanırım."
Işığı kapatmıştım ama Umut elinde telefonla uğraşıyordu.
Umut
Aslı ısrarla mesaj atıyordu. Zehra anlayacak diye çok korkuyordum.
"Eğer dışarı gelmezsen Zehra yla konuşurum."
"Tamam Zehra uyusun çıkıcam."
Aslı ya Zehra yı sevdiğimi bu evliliğin gerçek olduğunu söyleyecektim.
Onun bu saplantılı sevgisi yüzünden Zehra yla aramız bozulacaktı.
Zehra nın uyuduğundan emin olunca odadan çıktım.
Zehra
Umut sessizce odadan çıkıp gitmişti.
Bu saatte nereye gider diye merak edip camdan baktım.
Kapıda Aslı yla konuşuyorlardı. Sonra ikiside arabaya binip gitti.
"Nasıl ya ama neden?"
Hiç bir şey anlamamıştım. Her zaman ki gibi Umut un gidişini izlemiştim.
Yoksa Buğra haklımıydı? Umut a hiç güvenmiyordu.
Ben de ne zaman ona inansam bir şeyler yapıp güvenimi yıkıyordu.
Saatlerce Umut u bekledim ama eve gelmemişti.
Bir ara gözüm dalmış uyumuştum. O ara Umut odaya girdi.
"Umut sen nerdeydin?
"Evet seni dinliyorum Umut neredeydin?"
"Biz Buğra yla dışarıdaydık. Önemli bir işimiz vardı ama sorma,
sana sonra anlatacağım."
Gözlerimin içine bakarak çekinmeden,
tereddüt etmeden yalan söylüyordu.
Şimdilik belli üstüne gitmeden odadan çıktım.
Ama içimi yiyip bitiren bu duygu beni mahvediyordu.
Umut la Aslı yı birlikte görünce niye böyle hissediyordum ki?
O teyzesinin kızı, hem beni sevdiğini söyledi.
Yoksa Aslı.. Yok yok olamaz heralde.. İyice aklım bulanmıştı. En iyisi beklemeliydim.
Umut
Dışarı çıktığımda Buğra arabada,
Aslı ise dışarıda beni bekliyordu.
Beni görünce arabaya binmesini söyledim.
Sakin bi yere gelince arabadan indik.
Buğra Aslı yla konuşacağım için çok tedirgindi.
"Aslı seni dinliyorum ne konuşmak istiyorsun.?"
"Umut ben o kıza katlanamıyorum.
Hani ben dönünce evlenecektik? Bu oyun nereden çıktı?"
"Aslı ben hiç sana seni seviyorum dedim mi?
Yada seninle evlenicem dedim mi?"
Bi an yüzüme donuk bir ifadeyle baktı.
Gerçekleri duymak onu sarsmıştı.
Fakat benim duyacağım gerçekleri hiç hesaba katmamıştım.
"Demedin ama ben biliyorum sende beni seviyorsun."
"Aslı sen kendini kandırıyorsun.
Sana kim dedi evleneceğimizi?"
"Abim dedi bana. Senin okulun bitince
Umut la evleneceksin diye."
Buğra nın bunları söylemesi öfkemi körüklemişti.
Hızımı alamayıp üstüne yürüdüm. Gömleğinin yakasını kavradım.
"Sen benim adıma nasıl karar verirsin.
Hem kardeşine boş ümitler vermişsin."
Bu sefer Aslı Buğra nın karşısına geçmişti.
Duyduklarının gerçek olmama ihtimali için
abisinin gözlerine umutla bakıyordu.
"Abi doğru mu bunlar? Umut beni hiç mi sevmedi?"
Buğra dizlerinin üzerine çöküp Aslı nın ellerini tuttu.
İlk defa onu ağlarken görmüştüm. Ellerini öpüp ondan af dilercesine konuştu.
"Aslı kardeşim o an öyle söylemek zorunda kaldım.
Seni öyle günlerce hastanede bekleyince kaybetme korkusu yaşadım.
Sen uyanınca bir daha canına kıyma diye bunları söyledim. Beni affet."
Ağlayarak Aslı ya sarıldı. İçindekileri bir bir döktü ama Aslı duyduklarını kaldıramamıştı.
Buğra nın kollarına yığıldı.
"Aslı kardeşim iyi misin?"
Donup kalan Buğra yı kendine getirmek için sarstım.
Kendine gelince, hemen Buğra Aslı yı arabaya taşıdı.
Gaza basıp hastaneye sürdüm.
Aslı ya serum takmışlardı. Uyuyordu.
"Dua et kardeşime bir şey olmasın."
"Benim ne suçum var Buğra."
"Senin varlığın bile suç tamam mı?"
Bunun üstüne Buğra yı hiç kaldıramazdım.
Zaten Aslı ya evliliğin gerçek olduğunu söyleyememiştim.
"Aslı hanım uyandı."
Hemşirenin konuşmasıyla odaya girdik.
Aslı bitkin bi halde doğruldu.
Tahminimce kuruyan ağzını ıslatıp cılız bir sesle bana seslendi.
"Umuttt..""Aslı iyi misin?"
"Umut ne olur beni bırakma."
Buğra cevap vermem için kaş göz yapıyordu ama ben cevap vermeden odadan çıktım.
Kapının önünde bekliyordum.
Cesaretim olsa her şeyi söylerdim ama bu halde sözler adeta tükenmişti.
"Abi beni bırakmayacak değil mi?"
"Merak etme Aslı buna izin vermem."
Kafamı kapının yanında ki duvara yasladım.
Buğra yine benim adıma söz vermişti.
Saate bakınca güneşin doğmasına az kaldığını anladım.
Zehra uyanmadan eve gitmeliydim.
Odaya girdiğimde Zehra çoktan uyanmıştı.
Zehra
Emine annemin odasına çıktım.
Kadıncağız bu aralar daha çok hastaydı.
"Annecim nasılsın."
"Sağol güzel kızım inan seni görünce iyileşiyorum."
"Sağol annecim senin yanında olmakta bana huzur veriyor."
"Zehra kızım yanıma yaklaş."
Koltuktan kalkıp yatağına oturdum. Ellerimi tuttu. Gözleri ağlamaklıydı.
"Zehra güzel kızım Umut sana emanet."
"Ama anne.."
"Zehra bölme lafımı. Belki daha fırsatım olmayacak.
Benim oğlumu sen adam ettin. Çekip çevirdin.
Onu namaz kılarken gördüm ya daha ne isterim. Dualarım kabul oldu."
"Onun içinde vardı anne hem ben bi şey yapmadım ki."
"Senin varlığın yeter kızım ben oğlumu bilmem mi?
O seni çok seviyor."
Bende bi inanabilsem beni sevdiğine..
Umut un odaya girmesiyle ayağa kalktım.
Emine anne elimden tutarak odadan çıkmama izin vermedi.
"Otur kızım. Gel Umut. Zehra kızımla konuşuyorduk.
Oğlum onu sakın üzme birbirinizin kıymetini bilin."
"Sen merak etme annem ben hiç Zehra yı üzer miyim?"
Her yaptığı, her söylediği beni üzmüyormuş gibi konuşuyordu.
Ya benden sakladıkları canımı acıtmıyor muydu?
"Oğlum onun gibi birine emanet edeceğim için artık gönlüm huzurla dolu."
"Aman annem ne yaptın daha ne güzel günler göreceğiz."
"Rabbim bana bir de torun nasip eder inşallah."
Kafamı şuan kuma gömer gibi gömmüştüm.
Yüzlerine bakacak cesareti bulamadım. Utançtan domates gibi kızarmıştım.
"Yakında o da olur annem. Torunların etrafında koşuşturur."
Bir de yetmiyor çoğul eki kullanıyordu.
Sinirle kafamı yerden kaldırıp tüm sinirimle gözlerine bakmıştım.
Sinirlendiğimi anlamış olmalı ki lafı değiştirip beni odadan çıkardı.
Odamıza geçince kapıyı kapattı.
Yüzünde anlam veremediğim bi ifadeyle sert bi çıkış yaptı.
"Neden annemin yanında sinirleniyorsun."
Hem suçlu, hemde haklı gibi bana sinirleniyordu.
"Asıl sen neden hep benim adıma konuşuyorsun?"
"Zehra seni hiç anlamıyorum.
Bana bi şans veriyorsun ve ben bu evlilik
gerçek olsun diye çabalıyorum ama sen.."
Cümlenin devamını getirmeyip arkasını dönmüştü.
Sinirden titreyen ellerimi sıkıp cılız çıkan sesimle bağırmıştım.
"Ama ben... hadi söyle içinde kalmasın."
"Garip davranıyorsun işte."
Ellerimle kendimi gösterip "Ben mi?"dedim. Yanına sokularak işaret parmağımla göğsünün ortasına dokunarak "Asıl sen garipsin hatta hiç olmadığı kadar karanlıksın!"
"Susma Umut dün gece gördüm seni.
Aslı vardı yanında. Gecenin bi yarısı buluştunuz ve
sabah ezanlarıyla eve döndün.
Ben sana nerdesin diye sorunca da Buğra ile birlikteydim dedin.
Şimdi söyle kim garip!"
Son cümlede daha bi yükselmiştim.
Eliyle ağzımı kapatıp beni duvara yasladı.
Kalbim bi kuşun kalbi kadar ürkek ve güçlü çarpıyordu.
Ellerini itelemek için çırpınınca ne kadar güçsüz olduğumu farkettim.
"Zehra bağırma lütfen."
Gözlerimi kırpınca ellerini yavaşca ağzımdan çekti
ama hala duvara kağıt gibi yapışıktım.
Tüm gücümle kollarını iteledim ama çekilmeye niyeti yoktu.
Gözlerini göz hizama sabitleyip gözlerimin rengini
aklına kazır gibi derince bakmaya başladı.
"Umut bırak sakince konuşabiliriz?"
O sıra kapıdan "tık tık" diye ses gelince kafamızı kapıya çevirdik.
Ellerini üzerimden çekince kafesinden özgür
bırakılan kuş kadar rahatlamıştım.
"Umut bey kahvaltı hazır."
Hemen kapıya doğru yürüdüm. Umut kapıya elini koyarak açmama müsaade etmedi.
"Tamam Fatma hanım biz birazdan geliyoruz."
"Umut ne yapıyorsun aç çıkalım."
"Zehra konuşmamız bitmedi. Sana anlatmak istediklerim var."
"Tamam sonra konuşalım. Ama şimdi aşağıya inmek istiyorum."
Tekrar kapıyı açmak isteyince dirseğimden tutup kendine çevirdi.
"Zehra ben seni çok seviyorum."
Kolumu bırakınca kapıyı açıp çıktım. Neden ona inanamıyordum.
Sevdiğini söylerken gözlerinin ardında bi korku seziyordum.
Bu korku benim aklımda cevapsız sorular ortaya çıkıyordu.
Kahvaltı masasına yaklaşırken Umut un adımlarını a
rdımda hissediyordum. Masaya bi göz gezdirince Aslı yı görememiştim.
Bunun verdiği rahatlıkla sandalyemi çekip oturdum.
Hemen yanıma Umut oturunca bütün rahatlığım bozulmuştu.
Kahvaltı arasında Umut Aslı yı sormuştu.
Teyzemde yukarıda dinlendiğini söylemişti.
Umut neden bu kadar ona düşkündü, aynı şekilde
Aslı da Umut a çok düşkündü. Yoksa benim saçmalamamdan mı ibaretti.
Bu düşünceler beynimi kurt gibi kemirirken sofradan kalktım.
İnip çıkmaktan gına gelen o merdivenleri birer birer
çıkıp odama giderken Aslı ya bi baksam mı diye aklımdan geçirdim.
Kapısının koluna elimi atınca açık olduğunu farkettim.
Tam seslenecekken içeride Buğra nın olduğunu farkedip
usulca kapının kolunu bıraktım.
Görünmeden parmak uçlarımda geri dışarı çıktım.
"Abi Umut beni bırakmayacak değil mi?
Söyle abi beni seviyor ama söyleyemiyor?"
Doğru mu duyuyor kulaklarım diye kendimden şüphe etmiştim.
Ama duyduklarım tüm acımasızlığıyla ortadaydı.
Elimi ağzıma kapatıp duvara yaslandım.
Nefes almayı bile bırakmıştım.
Titreyen bedenimi zaptetmek için cebelleşirken k
ulağım duymak istemediğim sözlere kulak asmıştı.
"Merak etme Aslı seni bırakmayacak ve Umut seni seviyor."
Titremem şiddetlenince yere çöktüm.
Dizlerimi karnıma çekip ellerimle durması için bağlamıştım.
Sesim duyulmasın diye içimden çığlıklar atarak ağlıyordum.
Kalkmak için hamle yapınca titreyen
bacaklarımdan dolayı ayağa kalkamamıştım.
Ayak seslerinin geldiği yere başımı çevirince Umut u gördüm.
"Zehra iyi misin neden titriyorsun."
Çenemi açacak halim bile yoktu.
Sanırım bi tür nöbet geçiriyordum.
Cevap vermeyince Umut bacaklarımdan kavrayıp beni kucakladı.
Sesimize Buğra da kapıda bitmişti.
Umut a sorular soruyor ama cevap alamıyordu.
Odanın kapısını zorla açıp beni yatağın üzerine nazikçe bıraktı.
"Buğra çık odadan!"
Tüm kuvvetiyle bağırmıştı.
Buğra sesini çıkarmadan odadan çıktı.
Ben kendimi toparlamaya çalışırken Umut yatağın kenarına oturdu.
Elimi sıkıca tutunca geri çektim.
"Ne oldu Zehra sana. Biri bir şeymi söyledi?"
Nefretle gözlerine baktım. Biraz kendime gelince yataktan doğruldum.
"Sen ne zamana kadar beni kandırmaya devam edeceksin?"
Müəllif:Buket Emlik

Məlumat Saytda şərhləri oxumaq, şərh yazmaq, xəbər göndərmək üçün QEYDİYYATDAN keçməyiniz lazımdır.

Bəyən Sevgi Gülüş Şok Üzgün Əsəbi
1271 1163 1183 1117 1168 1118

Oxşar xəbərlər Digər trend xəbərləri

Məlumat Saytda şərhləri oxumaq, şərh yazmaq, xəbər göndərmək üçün QEYDİYYATDAN keçməyiniz lazımdır.

Məlumat Sizin rəyə rəy yazmaq 15 gündən sonra mümkündür.