Kelebeğin Umudu (11.Bölüm)

Kelebeğin Umudu (11.Bölüm)
Kelebeğin Umudu (11.Bölüm)


11. Sıcak Kalplər
Zehra
Umut'un babası şaşkınlık içinde Seda ya yaklaştı.
"Sen kimsin? Ne gerçekleri..!"
Seda kendinden emin öne atıldı. Umut'a meydan okurcasına bakış atıyordu.
"Ben Umut un sevgilisiyim."
"Sen ne diyorsun? Umut evli bir adam."
"Evet sadece kağıt üzerinde. Her zaman benim yanımda oldu.
Evlendiği ilk günde bana geldi. Amerikada karısı ameliyat olurkende...
Bunları bildiğim halde Seda'dan duymak bana daha ağır gelmişti.
Sanki bunları yapan benmişim gibi boynumu büktüm.
"Umut bu kız ne diyor???"
Umut'un babası bağırıyordu. Emine anne ise bu olanları tepkisiz dinliyordu.
"Baba malesef anlattıkları doğru ama..."
"Utanmaz adam! Tamam seni zorla evlendirdim ama
böyle rezillik yapacağını düşünmedim. Sen Zehra'yı haketmiyorsun."
Gözyaşlarımı tutamamıştım. Sessizce bir kenarda akan gözyaşımı silmeye çalışıyordum.
Seda'nın bana verdiği süre çoktan dolmuştu. Onların arasına giremezdim.
Kapıya doğru yöneldim. Ağlamaklı bir ses beni durdurdu.
"Gitme kızım.."
"Üzgünüm anne oyun bitti."
Diyerek dışarı çıktım. Bu sefer Umut kolumdan tutup kendine çekti.
"Gitme Zehra! Gidersen ben yaşayamam."
"Kalırsam da ben yaşayamam. Bırak beni."
"Yalvarırım sana, beni sensiz bırakma."
"Bırak gideyim. Ben seni istemiyorum."
Dizlerinin üzerine çökmüş ellerimi bırakmıyordu.
Ahmet abi arabayla önümde durdu.
"Zehra hanım buyrun."
Umut, Ahmet abiye bir şey söyledikten sonra yanıma geldi.
Seda ise hala Umut'u bekliyordu.
"Şimdilik gitmene izin veriyorum. Seni almaya geleceğim."
Dediklerini umursamamış gibi yapıp arabaya bindim.
Her güzel hikayenin bir sonu vardır. Ve bizim hikayemizde bugün bitmişti.
Geldiğim gibi kırık dökük ayrılıyordum.
Ve Umut a bu kadar bağlanacağımı hiç düşünmemiştim.
Umut
İşte gidiyordu iki gözümün çiçeği.. Arkasından çaresizce bakakalmıştım.
Koluma yapışan Seda'yı farkedince irkildim.
"Senin derdin ne Seda!!"
"Benim derdim sensin Umut. Nasıl benden kolayca vazgeçtin."
"Ben seni hiç bir zaman sevmedim."
"Bak o kız seni ilk zorlukta bıraktı. Ben seni hep bekledim."
"Sen hastasın Seda... Bırakta artık mutlu olayım. Ben Zehra'yı seviyorum.
Ne yaparsan yap bizi ayıramayacaksın."
"Demek öyle, sana olan aşkımı hastalık olarak görüyorsun.
Şimdi gidiyorum sanma ki senden vazgeçiyorum."
Şükür gitmişti ama arkasında bir sürü enkaz bırakmıştı.
En çok Zehra ve annem yaralamıştı.
"Annem tabi ya her şeyi duydu kadın."
Hemen içeri girdim. Salonda kimse yoktu.
Herkes annemin yanında olmalıydı.
Şimdi nasıl yüzüne bakacaktım. Nasıl ondan af dileyecektim.
Odanın kapısını açınca ilk babamla göz göze geldim.
Annemin elinden tutmuş yatağın kenarında oturuyordu.
Yarı baygın yatan annemin başucuna geçtim. Diğer elini de ben tuttum.
Alnına küçük bir öpücük kondurdum.
Hafif gözlerini araladı. İçmek için su istedi. Teyzem suyu içirdikten sonra..
"Beni Umut'la yalnız bırakın.."dedi.
"Her şey yalanmıydı oğlum?"
"Başta öyleydi ama ben şimdi Zehra yı çok seviyorum."
"O zaman ne duruyorsun Umut git karını geri getir."
Zehra
Mahalleye yaklaşınca ağlamayı kesmiştim.
Annemlere ne diyeceğimi hiç bilmiyordum.
Gerçi onlar benim tek başıma yürüyebildiğimi görmemişlerdi.
Biraz zorlansamda kapıya kadar yürüdüm ve zile bastım.
Annem kapıyı açıp karşısında beni görünce boynuma sarıldı.
"Zehram sen.."
Cümlesini tamamlayamadan gözleri dolmuştu.
"Evet annem yürüyorum artık şükürler olsun."
"Gel kızım, Tek mi geldin?"
"O gelmeyecek anne. Belki sonra gelir."
İçeri girince babam ve kardeşim beni yürürken görünce sevinçten ayağa kalktılar.
"Kızım Allah'a şükürler olsun. Senin için ne kadar dua etmiştim."
"Sağol baba. Beni görmenizi istedim. Sabahı bekleyemedim."
"İyi yapmışsın kızım, Umut yok mu?"
Annem kurtarıcı meleğim gibi benden önce davrandı.
"İşi varmış bey. Bak kızım gelmiş. Ne isterse yaparım ben şimdi."
"Ben bir şey istemem ama yapmak istediğim bir şey vardı."
Odama girdim annem peşimden geliyordu. Eşarbımı çıkarıp yazma örttüm.
"Zehra ne yapacaksın."
"Abdest alıcam annecim. Ayağa kalkarsam alnımı secdeyle buluşturacaktım."
"Ah benim güzel kızım."
Deyip beni yalnız bırakmıştı. Abdest aldıktan sonra seccademi serdim.
Ayaklarım beni biraz zorluyordu ama şükür namazı için niyet ettim.
"Allah ım beni tekrardan bir kelebek gibi özgür kıldığın için sana hamdü senalar olsun.
Allah' ım Umut'la aramızdaki engelleri kaldır.
Evliliğimizi katında kabul buyur ve aramızdaki sevgiyi güçlendir."
Kendimce sessiz bir şekilde dua ederken arkamda birinin olduğunu hissettim.
Ürperdim mi yoksa gerçekten biri mi vardı?
Ama kapının açıldığını bile duymamıştım. Korkarak arkamı dönünce Umut'u gördüm.
"Allah kabul etsin dualarını."
Her şeyi duymuşmuydu yani?
"Ben kendimce.."
Derken yanıma yaklaşıp elimden tutup ayağa kaldırdı. Ellerini belime doladı.
"Umut ne yapıyorsun lütfen bırak. Biri görecek."
"Görsün karım değil misin?"
Ellerini belimde kenetlemişti. Kıpırdamama müsaade etmiyordu.
"Eğer aramızda ki engelleri söylemezsen bırakmam."
"Yani Seda varya. Hem ben seni sevmiyorum ki.."
"Dua ettiğini duydum Zehra boşa uğraşma." 2
"Tamam bırakırsan anlatırım."
Elleri gevşeyince;
"Seda benim yanıma geldi ve hamile olduğunu söyledi."dedi.
Ellerini bir anda bırakıp, yumruk yaptı.
"Nasıl yalan söyler? Onunla benim aramda hiç bir şey geçmedi."
"Hiç mi?"
"Tabiki. Bak hayatımda bir çok kadın oldu ama Sedayla aramda hiç bir şey olmadı."
"Bir çok kadın derken?"
"Yani bir çok hata ve günah. Senden önceydi hepsi.
Bu hayatta ki ilk helalim sensin. Bana inanıyorsun değil mi?"
"Evet inanıyorum."
Diyince tekrar yaklaştı ve ellerini belime doladı.
Dudaklarını yakınlaştırıp alnımda mühürledi.
Zehra
"Bu gece burada kalalım ailen mutlu olur."
"Teşekkür ederim."
Salona geçtiğimde annem kadayıf tatlısı hazırlamış çay servisi yapıyordu.
"Aşk olsun Zehra neden Umut'u tatlı almaya gönderdiğini söylemedin."
Ben mi göndermişim? Hemde en sevdiğim tatlıyı al demişim..
"Sahi sen en sevdiğim tatlıyı nereden biliyorsun." Diye kulağına fısıldayıvermiştim.
"Canım karım sen dedin en çok kadayıf tatlısı seviyorum alır mısın?"
Herkesin duyabileceği bir ses tonuyla söylemişti.
Artık şüphe duymaya başlamıştım.
Ben onu pek tanımıyorum ama o neredeyse hakkımda her şeyi biliyordu.
"Neyse otur kızım taze taze ye bakalım tatlını."
"Babacım taze taze olmazsa yemem dedi. Kaç pastane gezdim taze bulabilmek için."
"Ben taze istedim."
"Sizi böyle mutlu görünce biz de mutlu oluyoruz yavrum."
Babama tebessüm ederken Umut telefonla odadan çıktı
Umut
"Ne diyorsun Buğra. Burda mısın? Neden eve gelmeyecek mişim?
Ya sen nasıl böyle bir şey yaparsın?"
Sinirle telefonu yatağın üzerine fırlattım.
"Umut kimmiş arayan."
"Buğrayla konuştum buraya gelmiş."
"Gerçekten mi çok sevindim. Keşke gitseydik ayıp olmasın."
"Ne acelesi var yarın görürüz. Hem sen niye bu kadar sevindin ki?"
"O bana çok yardımcı oldu. Yürümem de onun katkısı çok."
"Doğru sevgili kuzenim olmasaydı ne yapardık."
Yanıma yaklaştı gözlerime bakarak devam etti.
"Sen neden Buğra'yı sevmiyorsun? Aranızda ne geçti?"
Affet Zehra sana şimdilik anlatamam bunu.
"Zamanı gelince söylerim ama şimdi değil."
"Madem anlatacaksın seni zorlamak istemiyorum.
Annemler uyudu yatağını açalım mı?"
"Olur bugün yorgun hissediyorum zaten."
Yatağa uzanıp yarın ne yapacağımı düşünmeye başladım.
Her şey yoluna girdi derken, bir şey çıkıyordu.
Gece su içmek için uyandım. Mutfaktan su alıp odaya döndüm.
Zehra'nın üzeri açılmıştı.
Üzerini yavaşca örterken tülbentinin açıldığını farkettim.
İlk defa saçlarını görmüştüm. Gece gibi simsiyah saçlarını..
Yatağın kenarına oturup saçlarına dokunacağım sırada gözlerini araladı.
Bağıracakken ellimle ağzını kapattım.
"Zehra benim korkma Umut. Üzerini örttüm sadece."
Yavaşça elimi ağzında çekince, açılan tülbentini örttü.
"Özür dilerim korkutmak istemedim. Su getirdim içer misin?"
Sudan bir yudum aldıktan sonra bardağı odadaki masaya bıraktım.
"Ben... Yani korktum."
"Tamam geçti ben yanındayım."
Sabah olunca Zehra'ya bir not bırakıp evden ayrıldım.
Gidip Buğrayla konuşmam lazımdı.
Arabadan inip eve geçtim. Bu saatte kahvaltı yaptıkları için arka bahçeye gittim.
"Umut geldi..."
Diye boynuma sarılan Aslı'yı görünce şok olmuştum. Ne kadar büyümüştü.
"Hoşgeldin Aslı."
"Hoşbuldum. Hadi gel kahvaltı yapıyoruz."
Buğra'nın gözlerine çok sert bir bakış atarak sofraya oturdum.
Aslı'nın eminim Zehra dan daha haberi yoktu.
Umarım duyunca ortalık karışmazdı. Kahvaltı sofrasından kalkınca
Aslı hemen koluma sarıldı.
"Çok özledim burayı. Beni gezdirir misin?"
"Aslı önce Buğra'yla biraz işimiz var."
Diyince dudaklarını büzdü. Ne kadar büyüsede hala şımarık bir kız çocuğuydu.
Buğra'nın odasına geçip kapıyı kapattım. Ellerimle yakasından kavrayıp,
"Sen ne hakla onu buraya getirirsin?"
Elimi yakasından çekince bu sefer yakama o yapıştı.
"Burası onun da evi. Hem senin yüzünden yıllarca uzak kaldı bizden ve evinden."
"Buğra hala beni mi suçluyorsun. Ben ona beni sev mi dedim? Ümit mi verdim?"
"Evet seni suçluyorum her şeyin sebebi sensin."
"Peki Zehra yı duyunca ne olacak?"
"Duymayacak!!"
"Saçmalama o benim karım ve yanımda olması lazım."
"Aslı'ya her şyin bir oyun olduğunu Zehra'yı sevmediğini,
mecburen evlendiğinizi anlatacaksın."
"Yok böyle bir şey yaparsam ona ümit veririm."
"Yapmak zorundasın ben kardeşimi kaybedemem.
Eğer yapmazsan bu günlüğü Zehra'ya gösteririm.
Arkasında ki yazıları da okudum hem."
"Yapamazsın Buğra.. Hem onlar saçma sapan düşüncelerdi.
Ben Zehra'yı seviyorum."
"Sen kendinden başka kimseyi sevmezsin Umut. Bari Zehra'yla Aslı'yı üzme.
İkisinin iyiliği için yapıyorum bunu."
Zehra'nın günlüğünü, Buğra'dan almadığım sürece ona boyun eğmek zorunda kalırdım.
Odadan çıkıp Aslı'nın yanına indik. Buğra gözlerime bakıyordu.
"Aslı konuşmamız lazım."
Aslı'ya, Zehra'ya çarptığım günden itibaren anlatmaya başladım.
Evlendiğimi duyunca çok büyük bir tepki verdi
"Onu sevmiyorsun değil mi?
"Aslı sakin ol Umut sana bu bir oyun dedi."
"Umut sana sordum ben."
"Aslı abin doğru söylüyor bu bir oyun."
Sevmiyorum demek zor geldiği için, bu bir oyun diyebilmiştim.
Aslı pek tatmin olmasada Buğra onu sakinleştirmişti.
Bende nefes alabilmek için evden ayrılıp Zehra'ya gittim.
Zehra
"Zehra küçük bir işim var hemen gelirim."
Uyandığımda masanın üzerinde bu not vardı. Sonra aklıma gece geldi.
Saçlarıma dokunacağını hissedince uyanmıştım.
Zil çalınca açmaya ben indim. Açınca karşımda Umut vardı.
"Hazırsan seni almaya geldim."
"Tamam ailemle vedalaşıp geliyorum."
Arabaya geçip Zehra'yı bekledim.
Artık benim yardımım olmadan arabaya binebiliyor olmasını gördükçe
şükrediyordum.Yol boyunca pek konuşmadım.
Ona ihanet etmiş gibi hissediyordum.
Aslı'ya bir an önce Zehra'yı sevdiğimi söylemeliydim.
"Umut eve gitmeyecek miydik?"
"Başka bir yere gidiyoruz."
"Başka bir yer neresi?"
"Biraz sabretmelisin."
Arabadan inince siteye giriş yaptık. Asansöre binince Umut 6. katın düğmesine bastı.
"Umut nereye geldik?"
"Biraz daha sabret."
Asansörden inince kapıya yöneldi. Cebinden anahtar çıkarıp kapıyı açtı.
"Ama sende anahtar var."
Eliyle içeriye girmemi söyledi.
"Evimize hoşgeldin Zehra."
"Evimiz mi??"
Yaşadığım mutlulukla Umut'un boynuna sarıldım.
"Ben heyecanlanınca sarıldım."
"Sen benim karım değil misin? Kaldır başını..
Düşündüm ki sen böyle bir evimiz olursa mutlu olursun."
"Doğru düşünmüşsün sizin evde kaybolacağım sanıyorum bazen."
"Gel evimizi gezdireyim. Bak burası mutfağımız.
Annen gibi güzel yemekler yapabilirsin inşallah.
Burası salonumuz burası yatak odamız.."
"Peki bu boş oda?"
"Oda bebeğimiz için."
Yüzüm şuan kıpkırmızı olmuştu. Utancımdan yüzüne bakamamıştım
"Şeyyy bu oda peki?"
İçeri girince çerezler cipsiler görmüştüm.
Masada birde papatya buketi vardı. Umut çiçeği alıp önce kokladı sonra bana uzattı.
"Her şey senin için.."
"Teşekkür ederim çok düşüncelisin."
"Gel otur hadi bak film ayarladım."
Koltuğa oturunca filmi açtık.
"Filmin adı ney?"
"Sıcak kalpler..."
Film bittikten sonra saatin baya geç olduğunu farkettim.
"Her şey için teşekkür ederim film çok güzeldi. Fakat eve gidecek miyiz?"
"Bu gece buradayız Zehra."
Diyince biraz tedirgin olmuştum.
"Ben burada uyurum o zaman."
"Olmaz Zehra burası bizim evimiz sen yabancı gibi kanepede mi uyuyacaksın?"
Odaya geçince dolaptan bana pijama verdi. Ne ara bu kadar şeyi düşünebilmişti?
Benim için tülbent bile almıştı. Banyoya geçerek üzerimi değiştirdim.
Yatağa tedirgince uzanıp gözlerimi yumdum. Umut odaya
gelince hafif gözlerimi araladım. Yatağın kenarına oturunca
"Ne yapıyorsun Umut?"
"İzin verirsen bugün karıma doya doya sarılmak istiyorum."
"Peki."
Ne cesaret söyledim bilmiyorum ama ağzımdan çıkıvermişti.
"Seni çok seviyorum Zehra.."
Diye sımsıkı sarılıverdi.


Müəllif Buket Emlik

Məlumat Saytda şərhləri oxumaq, şərh yazmaq, xəbər göndərmək üçün QEYDİYYATDAN keçməyiniz lazımdır.

Bəyən Sevgi Gülüş Şok Üzgün Əsəbi
1167 1154 1044 1047 979 1063

Oxşar xəbərlər Digər trend xəbərləri

Məlumat Saytda şərhləri oxumaq, şərh yazmaq, xəbər göndərmək üçün QEYDİYYATDAN keçməyiniz lazımdır.

Məlumat Sizin rəyə rəy yazmaq 15 gündən sonra mümkündür.